Mübadele Evi'nde bu gün nöbet gönüllümüz, Ergun Candan idi. Ergun bey, konuşulduğu gibi saat 10:00'da Evi, çoktan açmış, ayrıca daha önceden saptadığımız eksikliklerden, bahçedeki şömine üstüne uygun mermer parçasını da hazır edip, montajına başlamıştı.
Çalışmakta iken, evin inşaat ve restarasyon çalışmasını üstlenen firma yetkilileri -Trabzon'lu iki kardeş- bittikten sonra "durum ne" merakıyla ziyarete geldiler. Kahve ikramımız esnasında elbette, gördüğümüz yanlışlıkları-eksiklikleri sıraladık, gösterdik! Ama, bu saatten sonra pek faydası da olmazdı. Onlar da inşaat sürecinde yaşadıkları kendilerine göre zorlukları anlattılar, vedalaşıp ayrıldılar.
Öğleye doğru Sibylle gevrekler ile geldi. Üyelerimiz Zehra - Cengiz Pancar çifti, Zehra Hanımın anneannesi ve annesinden kalan, Mübadele Anı Evimizi zenginleştirecek (eski tabak-fincan, el işi eski divan ve yastık örtüleri) yeni bağışları getirdiler. Çaylar demlendiğinde, Ergun Beyin, bazılarını eşi Aysel Hanımın hazırladığı (börek-çörek-boğaca) paketi de servise açıldı. O anda içeri giren, yöneticilerimizden Ümit Öge de, elbette "günün şanslı kişisi" ilan edildi. Üst kattaki divanların üzerine konulacak minder ve yastık ölçüleri alındı. Zehra Hanımın aile büyüklerinin el işi örtüler buraya konularak sergilenecek.

Merdiven, üst kat odalardaki boşluklara bir düzen içinde, 95. ve 96. Yıl Aile Albümleri panolarımız asıldı. Anı eşyalar, şu an aile öyküleri eşliğinde daha bir anlamlı görünmektedir.
Kuşadası'ndan ve kentimiz dışından gelen ilgili ziyaretçilerimize sırasıyla bilgi aktararak evimizi gezdirdik.

Anı fotoğraflarını çektik. İlginin giderek büyüdüğünü gözlemliyoruz. Bu arada sevindirici bir sürpriz de, karşı binada hizmet veren Kuşadası Belediyesi Kadın Danışma Merkezi'nde çalışan ve öğle öncesi Mübadele Evi'ni arkadaşları ile ziyaret eden Mutara Yaşar Vardar hanım, aile büyüklerinin kendisine verdiği 6 parça eski eşyayı getirerek envanterimize bağışladı. Duyarlılığından ötürü, kendisine çok teşekkür ediyoruz.
Öğleden sonra geç saatlere değin, ziyaretçilerimiz devam etti. Açıklama ve anlatımlarımız uzayınca kapanış saatini de hayli geçerek ayrıldık.
Gelenler çok duygulanarak ayrılıyor ve çoğunlukla kendi ailelerinden kalan anı eşyalarını-fotoğraflarını bizimle paylaşmak, bağışlamak istediklerini söylüyorlar.
Üst kattaki anı odalarındaki eşyaların yanlarına yerleştirdiğimiz -daha önce ve bu yıl sergilediğimiz- aile öyküleri fotoğrafları çok etki bırakıyor. Sanırım, okuyanlar da kendi ailelerini, vefat edip aramızdan ayrılan komşularını, tanıdıklarını anımsıyorlar ki.. zaman zaman bir duygu seli yaşanıyor.. Bu arada ailelerin gençleri ile birlikte gelmeleri, zincirin halkalarının da oluşacağını düşündürüyor..
Güzel, dolu dolu bir gündü, anlayacağınız.
Çalışmakta iken, evin inşaat ve restarasyon çalışmasını üstlenen firma yetkilileri -Trabzon'lu iki kardeş- bittikten sonra "durum ne" merakıyla ziyarete geldiler. Kahve ikramımız esnasında elbette, gördüğümüz yanlışlıkları-eksiklikleri sıraladık, gösterdik! Ama, bu saatten sonra pek faydası da olmazdı. Onlar da inşaat sürecinde yaşadıkları kendilerine göre zorlukları anlattılar, vedalaşıp ayrıldılar. ![]() |
| Kuşadalı Çalım ailesinden ziyaretçilerimiz |
Öğleye doğru Sibylle gevrekler ile geldi. Üyelerimiz Zehra - Cengiz Pancar çifti, Zehra Hanımın anneannesi ve annesinden kalan, Mübadele Anı Evimizi zenginleştirecek (eski tabak-fincan, el işi eski divan ve yastık örtüleri) yeni bağışları getirdiler. Çaylar demlendiğinde, Ergun Beyin, bazılarını eşi Aysel Hanımın hazırladığı (börek-çörek-boğaca) paketi de servise açıldı. O anda içeri giren, yöneticilerimizden Ümit Öge de, elbette "günün şanslı kişisi" ilan edildi. Üst kattaki divanların üzerine konulacak minder ve yastık ölçüleri alındı. Zehra Hanımın aile büyüklerinin el işi örtüler buraya konularak sergilenecek.

Merdiven, üst kat odalardaki boşluklara bir düzen içinde, 95. ve 96. Yıl Aile Albümleri panolarımız asıldı. Anı eşyalar, şu an aile öyküleri eşliğinde daha bir anlamlı görünmektedir.
Kuşadası'ndan ve kentimiz dışından gelen ilgili ziyaretçilerimize sırasıyla bilgi aktararak evimizi gezdirdik.

Anı fotoğraflarını çektik. İlginin giderek büyüdüğünü gözlemliyoruz. Bu arada sevindirici bir sürpriz de, karşı binada hizmet veren Kuşadası Belediyesi Kadın Danışma Merkezi'nde çalışan ve öğle öncesi Mübadele Evi'ni arkadaşları ile ziyaret eden Mutara Yaşar Vardar hanım, aile büyüklerinin kendisine verdiği 6 parça eski eşyayı getirerek envanterimize bağışladı. Duyarlılığından ötürü, kendisine çok teşekkür ediyoruz.
Öğleden sonra geç saatlere değin, ziyaretçilerimiz devam etti. Açıklama ve anlatımlarımız uzayınca kapanış saatini de hayli geçerek ayrıldık.
Gelenler çok duygulanarak ayrılıyor ve çoğunlukla kendi ailelerinden kalan anı eşyalarını-fotoğraflarını bizimle paylaşmak, bağışlamak istediklerini söylüyorlar. Üst kattaki anı odalarındaki eşyaların yanlarına yerleştirdiğimiz -daha önce ve bu yıl sergilediğimiz- aile öyküleri fotoğrafları çok etki bırakıyor. Sanırım, okuyanlar da kendi ailelerini, vefat edip aramızdan ayrılan komşularını, tanıdıklarını anımsıyorlar ki.. zaman zaman bir duygu seli yaşanıyor.. Bu arada ailelerin gençleri ile birlikte gelmeleri, zincirin halkalarının da oluşacağını düşündürüyor..
Güzel, dolu dolu bir gündü, anlayacağınız.


Yorumlar
Yorum Gönder